İçeriğe geç
Blog Yazıları

Dijital Sağlık

Yıllardır Kullandığınız MBYS Yazılımını Bırakmak Gerçekten Riskli mi?

Bora Güler6 dk okuma

Aynı sistemde geçen yıllar, yazılım değiştirmeyi teknik bir karardan çok bir alışkanlığı bozma meselesine dönüştürür. Bu yazıda bu meselenin hangi kısmının gerçek, hangi kısmının doğru süreçle çözülen bir endişe olduğunu ele alıyoruz.

Mevcut MBYS’den ayrılmak, hasta geçmişinizden vazgeçmeniz veya her şeyi yeniden öğrenmeniz gerektiği anlamına gelmez; geçişin nasıl planlandığı önemlidir. Yine de çekince doğaldır: yıllardır aynı ekranda çalışan bir hekim her hastanın dosyasının nerede durduğunu bilir ve bu düzen ona güven verir. Ancak bir şeye alışmış olmak, onun sizin için kolay ya da doğru olduğu anlamına gelmez. Bu yazıda verilerin eksik aktarılması, kliniğin aksaması ve baştan öğrenme endişelerini tek tek ele alıyor, hangilerinin gerçek bir maliyet, hangilerinin doğru süreçle azaltılabilecek riskler olduğunu anlatıyoruz.

“Tüm verilerim orada, nasıl bırakırım?”

Bu cümleyi hekimlerden sık duyuyoruz:

“Kliniğimde yıllardır kullandığım, alışık olduğum ve tüm hasta verilerimin kayıtlı olduğu bir MBYS var. Bunu bırakıp başka bir sisteme geçmek bana zor ve riskli geliyor.”

Bu kaygı haklı bir yerden geliyor: ABD’de 57 hekimle yürütülen bir gözlem çalışmasında, mesai süresinin %49,2’sinin elektronik sağlık kayıtları ve masa başı işlemlerle geçtiği bulunmuştur1. Yıllar içinde biriken kayıtlar o ekranın içinde. Ancak kaygıyı parçalarına ayırdığımızda, üç farklı endişenin tek bir cümlede toplandığını görüyoruz.

Veri kaybı endişesi

Yazılım değiştirirken hekimlerin en büyük çekincelerinden biri, yıllardır biriken hasta kayıtlarının kaybolmasıdır. Ancak Sağlık Bilgi Yönetim Sistemleri Hakkında Yönetmelik bu konuda açık yükümlülükler getirir. Yönetmeliğin 5. ve 14. maddeleri, yazılım değişikliği ve hizmetin sona ermesi durumlarında eski sağlayıcının hasta kayıtlarını ve veritabanı yedeklerini belirlenen standartlara uygun şekilde teslim etmesini düzenler3.

Burada iki ayrı konu vardır: verinin eski sağlayıcıdan teslim alınması ve yeni sisteme eksiksiz aktarılması. İlki mevzuatla düzenlenirken ikincisi yeni yazılımın teknik uyumluluğuna ve veri aktarım sürecine bağlıdır. Bu nedenle geçişte asıl sorulması gereken soru “Kayıtlarımı alabilir miyim?” değil, “Geçmiş hasta kayıtlarım yeni sisteme eksiksiz ve güvenli şekilde aktarılabilecek mi?” olmalıdır.

İş kesintisi endişesi

Kliniğin bir gün bile aksaması gerçek bir maliyettir; randevular, muayeneler ve reçete işlemleri beklemez. Bu nedenle iyi planlanmış bir geçişte veri aktarımı ve sistem kontrolleri hasta kabulünü mümkün olduğunca aksatmayacak şekilde planlanır. Eski sisteme erişimin ne zaman sonlandırılacağı da geçiş planının bir parçasıdır. Asıl soru, yeni sisteme ne zaman geçileceği değil, bu geçişin günlük işleyişi aksatmadan nasıl gerçekleştirileceğidir.

Alışkanlıkları değiştirme endişesi

Üç endişe içinde en az konuşulan ama belki de en belirleyici olan budur. Yıllardır aynı ekranda çalışan hekim, sistemin her kısayolunu, her menüsünü bilir. Yeni bir sisteme geçmek ise bu alışkanlıkları geride bırakmak anlamına gelir. Ancak bir şeye alışmış olmak, onun sizin için kolay ya da doğru olduğu anlamına gelmez. Zamanla mevcut sistemin yavaşlıkları ve gereksiz işlem adımları, günlük çalışma düzeninin doğal bir parçası haline gelebilir. Asıl soru, yeni bir sisteme alışmanın ne kadar süreceği değil, mevcut alışkanlıkların her gün ne kadar zaman kaybettirdiğidir.

“Eklenti gibi duran araçlar daha kolay değil mi?”

İlk bakışta öyle görünebilir. Mevcut MBYS’nin yanında çalışan bir araç, yeni bir sisteme geçiş gerektirmeden belirli işlemleri kolaylaştırabilir. Hekim alıştığı yazılımı kullanmaya devam ederken yeni özelliklerden yararlanabilir.

Ancak günlük işleyişte önemli olan yalnızca tek bir işlemin hızı değil, bilgilerin birbirine nasıl bağlandığıdır. Muayene notları, hasta geçmişi, tetkikler, reçeteler ve takip süreçleri bir bütündür. Bu işlemlerin farklı araçlar üzerinden yürütülmesi, entegrasyonun kapsamına bağlı olarak ek kontrol, ekran geçişi ve tekrar eden veri girişi gerektirebilir.

Bir diğer önemli konu ise veri güvenliği ve güvenilirliktir. Hasta bilgilerinin farklı sistemler ve üçüncü taraf hizmet sağlayıcıları üzerinden işlendiği durumlarda verilerin nerede saklandığı, kimlerin erişebildiği ve hangi amaçlarla kullanıldığı önem kazanır. Sağlık verilerinin yurt dışına aktarılması KVKK kapsamında belirli hukuki şartlara ve güvencelere tabidir; SBYS Yönetmeliği ise sağlık verilerinin kaydedileceği ve saklanacağı ortamlar için ayrıca sınırlamalar öngörür2, 3. Manuel veri aktarımları ise bilgilerin sistemler arasındaki hareketinin izlenmesini zorlaştırabilir. Bu konular yalnızca eklenti çözümler için değil, bütünleşik sistemler için de geçerlidir.

Asıl soru, yeni bir araç eklemenin ne kadar kolay olduğu değil, klinik işleyişin ne kadar bütünleşik olduğu ve hasta verilerinin farklı sistemlerde ne ölçüde korunup izlenebildiğidir.

Bu üç soru pratikte nasıl cevaplanır?

Yazılım değiştirirken ortaya çıkan bu üç endişe, geçiş sürecinde dikkat edilmesi gereken üç temel noktaya karşılık gelir.

Kayıtlarım eksiksiz aktarılıyor mu?

Geçiş, mevcut sistemden hasta kayıtlarının ve veritabanı yedeklerinin alınmasıyla başlar; Sağlık Bilgi Yönetim Sistemleri Hakkında Yönetmelik, mevcut sağlayıcınızın bu teslime ilişkin yükümlülüklerini düzenler3. İyi planlanmış bir geçişte yeni sağlayıcı, verilerin desteklenen formatlara aktarılmasını ve hekimle birlikte doğrulanmasını sağlar: hasta ve muayene sayıları karşılaştırılır, kayıtlar eşleştirilir, örnek hasta dosyaları kontrol edilir. VEM standardı dışında kalan veriler için ek çalışma gerekebilir; iyi bir geçiş planı bunu baştan söyler.

Geçiş günlük işleyişi aksatıyor mu?

Yeni sağlayıcı veri aktarımını ve sistem kontrollerini hasta kabulünü mümkün olduğunca aksatmayacak şekilde planlar. Sistem kullanıma açılmadan önce randevu, muayene kaydı ve reçete gibi temel işlemlerin çalıştığı doğrulanır; eski kayıtlara erişimin nasıl sürdürüleceği de bu planın içinde yer alır. Böylece geçiş, teknik bir yazılım değişikliğinden çok kliniğin günlük işleyişini korumayı amaçlayan bir süreç olarak ele alınır.

Yeni sisteme alışmak ne kadar sürer?

Bu sorunun cevabı, yeni sistemin çalışma biçimine bağlıdır. Klasik bir MBYS’de alışma süreci, yeni menüleri, formları ve ekran düzenini öğrenmeyi gerektirebilir. Bu süre gerçektir ve hekimlerin çekincesi anlaşılırdır.

Dr.Medkit gibi ajan tabanlı sistemler ise farklı bir yaklaşım sunar. Hekim muayenesini her zamanki gibi sürdürürken sistem, muayene sırasında oluşan bilgileri düzenler. Randevu, tetkik, reçete ve hasta takibi gibi klinik ve operasyonel işlemlerin de aynı çalışma ortamından yönetilmesini hedefler. Hekim bu işlemleri doğal komutlarla yönlendirebilir; hazırlanan kayıtları ve önerilen işlemleri kontrol ederek son onayı verir. Böylece alışma süreci, yeni bir yazılımın menülerini ve işlem adımlarını öğrenmekten çok, zaten yapılan işleri farklı bir yöntemle gerçekleştirmeye alışmaya dönüşür.

KVKK bu geçişte ne söylüyor?

Kısaca: hasta verilerinin korunması yalnızca hekimin değil, yazılım sağlayıcısının da sorumluluğundadır.

6698 sayılı KVKK’ya göre sağlık verileri özel nitelikli kişisel veriler arasında yer alır. Bağımsız muayenehanelerde hekim genellikle veri sorumlusu, yazılım sağlayıcısı ise veri işleyen konumundadır. Ancak bu ayrım, veri güvenliğinden yalnızca hekimin sorumlu olduğu anlamına gelmez. Kanunun 12. maddesi, gerekli güvenlik tedbirlerinin alınmasında veri sorumlusu ile veri işleyenin müşterek sorumluluğunu düzenler2.

Sağlık Bilgi Yönetim Sistemleri Hakkında Yönetmelik de yazılım sağlayıcılarına ek yükümlülükler getirir. Yönetmeliğin 16. ve 17. maddeleri, sağlık verilerinin güvenli ortamlarda saklanmasını, yetkisiz erişime karşı korunmasını ve sistem işlemlerinin geriye dönük incelenebilmesine yönelik kayıtların tutulmasını düzenler3.

Bu yükümlülükler yazılım değişikliği sırasında da geçerlidir. Verilerin nerede saklandığı, aktarım sırasında nasıl korunduğu, kimlerin erişebildiği ve işlemlerin kayıt altına alınıp alınmadığı değerlendirilmelidir. Hekim veri sorumlusu olarak gerekli denetimi yaparken, yazılım sağlayıcısı da kendi güvenlik yükümlülüklerini yerine getirmelidir. Dolayısıyla geçişte yalnızca verilerin eksiksiz aktarılması değil, sürecin güvenli ve izlenebilir biçimde yürütülmesi de önemlidir.

Sağlık verilerinin korunmasına ilişkin teknik ve hukuki gereklilikler ise başlı başına ele alınması gereken kapsamlı bir konudur.

Temel çıkarımlar

  • Yazılım değiştirmenin kendisinden çok, geçişin nasıl planlandığı önemlidir. Doğru bir süreçle veri kaybı ve iş kesintisi riskleri önemli ölçüde azaltılabilir.
  • Sağlık Bilgi Yönetim Sistemleri Hakkında Yönetmelik, mevcut sağlayıcının hasta kayıtlarını ve veritabanı yedeklerini teslim etmesine ilişkin yükümlülükleri düzenler. Asıl mesele, verilerin yeni sisteme eksiksiz ve güvenli şekilde aktarılmasıdır.
  • Bir sisteme alışmış olmak, onun en verimli seçenek olduğu anlamına gelmez. Mevcut alışkanlıkların günlük iş yüküne etkisi de değerlendirilmelidir.
  • Eklenti araçların sunduğu kullanım kolaylığı kadar, klinik süreçleri ne ölçüde bütünleştirdikleri ve hasta verilerinin farklı sistemlerde nasıl yönetildiği de önemlidir.
  • Veri güvenliği yalnızca hekimin değil, yazılım sağlayıcısının da sorumluluğundadır. Geçiş sürecinde verilerin korunması ve işlemlerin izlenebilirliği göz ardı edilmemelidir.

Kaynaklar

  1. 1Sinsky C, Colligan L, Li L, et al. Allocation of Physician Time in Ambulatory Practice: A Time and Motion Study in 4 Specialties. Annals of Internal Medicine. 2016;165(11):753–760. DOI: 10.7326/M16-0961. https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/27595430/
  2. 26698 Sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu. Resmî Gazete, 7 Nisan 2016, Sayı 29677. İlgili hükümler: Madde 3 (tanımlar), 6 (özel nitelikli veriler), 9 (yurt dışına aktarım), 12 (veri güvenliği). Güncel kanun metni: https://www.mevzuat.gov.tr/mevzuatmetin/1.5.6698.pdf; KVKK Madde 9 açıklaması: https://www.kvkk.gov.tr/Icerik/2053/Yurtdisina-Aktarim
  3. 3Sağlık Bilgi Yönetim Sistemleri Hakkında Yönetmelik. Resmî Gazete, 25 Ağustos 2022, Sayı 31934; 3 Temmuz 2026 tarihli değişiklik, Sayı 33299. İlgili hükümler: Madde 5/1-ç ve 5/1-d (veri teslimi), Madde 14 (VEM ve veri aktarımı), Madde 16 (gizlilik ve veri saklama), Madde 17 (olay ve iz kayıtları). Sağlık Bakanlığı: https://sbsgm.saglik.gov.tr/TR-92107/saglik-bilgi-yonetim-sistemleri-hakkinda-yonetmelik.html; Güncel metin: https://mevzuat.wiki/saglik-bilgi-yonetim-sistemleri-hakkinda-yonetmelik

Yazar hakkında

Bora Güler

Bora Güler

CMO · Kurucu ortak · Pazarlama · İş geliştirme

Bora Güler, Dr.Medkit’in kurucu ortağı ve CMO’sudur. Dijital sağlığın hekim ve hasta deneyimine etkisi, sağlık teknolojilerinin benimsenmesi ve hekim topluluğuyla iletişim üzerine yazar.

LinkedInDr.Medkit ekibini tanıyın

Peki, kliniğinizde neler değişebilir?

Sağlık teknolojisindeki yeniliklerin kliniğinizde nasıl bir fark yaratabileceğini Dr.Medkit ile keşfedin